Kültürleri oluşturan önemli unsurların başında gelenek-görenek, töre, tören ve inançlar gelmektedir. Türk kültürü içinde canlılığını koruyan geleneklerden biri de “Hıdrellez”dir. Hıdrellez geleneği, bir bayram olarak bütün Türk milletinin topluca katıldığı, kutladığı, bir takım töreleri yerine getirdiği bir bahar bayramıdır”
hıdrellez herkes için birşeyler ifade etmektedir, özellikle genç kız ve erkeklerin evlilikle ilgili inanç ve davranışları için bu gün çok önemli önemli bir gündür.hıdrellez aynı zamanda baharın başlangıcı olarak görüldüğü milletin kültürel kodunda başka inanç ve geleneklerin de bulunduğu “Bugün Hz. Hızır ile İlyas’ın bir araya geldiğine inanılır. Rivayete göre Hz. Hızır ile Hz. İlyas, “ab-ı hayat” içmişler ve ölümsüzlüğe kavuşmuşlardır. Bu iki arkadaş ab-ı hayatı içtikten sonra; Hızır karadakilerin, İlyas ise denizdekilerin yardımcısı olmuştur. Halk arasında darda kalanlara, sıkıntıda olanlara yardım etmesi, insanlara bolluk-bereket bahşetmesi gibi inançlar vardır. Türkler’deki bazı deyim veya atasözleri bunu güzel bir biçimde aksettirmektedir: "Kul daralmayınca / sıkışmayınca Hızır yetişmez." gibi”
Hıdırellez gecesi, Hızır’ ın yeryüzünde gezdiği ve dokunduğu yerlere bolluk ve bereket bahşedeceği inancının da olduğunu ifade edilir. Özellikle gençlerin evlenecekleri insanı rüyalarında görmek için bugünde tuzlu “gugul” kete yediklerini bilinmektedir “Hıdırellezin içtimai yönü bakımından en ilginç uygulaması ise bir evde fakirlere yemek yedirmedir. Fakirlere ne kadar çok yemek yedirilirse, o eve daha çok bereket yağacağına inanılmaktadır. Buda toplumumuzun dayanışmasını gösteren güzel bir davranıştır”